Kaç Desibel Kulağa Zarar Verir?
Giriş: Kulağımızın Çektiği Dertler
Düşünsenize, bir sabah uyandınız. Hemen yatağınızın kenarına oturup bir nefes alıyorsunuz, bir yanda kahve kokusu, diğer yanda ise o sabahın kalabalık havası. Aniden, bir telefon sesi, bir alarm sesi, sonra bir arkadaşınızın “Baaak, sana çok komik bir şey göstereceğim!” diye bağırması… Kafanızın içi öyle bir karışıyor ki, sanki kulaklarınız her an patlayacakmış gibi hissediyorsunuz. Evet, kulağımız gerçekten de, çok fazla sesle savaşıyor. Ama bir sorum var: Kaç desibel kulağa zarar verir?
Yani, çok önemli bir şey öğreniyoruz da, bir yanda eğlenceli bir akşamda, diğer yanda kulaklarımızın çığlıkları arasında bir hayat sürüyoruz. Peki, biz hangi sesi ne kadar dayanabileceğimiz hakkında ne biliyoruz? Bunu anlamadan önce, gündelik hayatımızda karşılaştığımız gürültülerden bahsedelim.
Gündelik Hayatta Kulağımıza Çekilen Acılar
Sabah 7’de telefonunuz çalmaya başlıyor. Hadi uyan! Kafanıza fırlatılan alarm sesinden sonra, halatla asılmış gibi kalkıyorsunuz. O anki sesin desibel seviyesini düşünmek bile insanı korkutur. Yavaş yavaş beyin hücrelerim mi ölüyor? diye düşünürken, bu sesin aslında ne kadar zararlı olabileceğini çok geç fark ediyorsunuz.
Bu alarm sesinin genellikle 80-90 desibel civarında olduğunu söyleyebilirim. Hadi, 90 desibeli geçen sesler direkt kulak zarına zarar vermeye başlar. Yani o sabahki alarm, kulağınızın ilk kanıtıydı. Ama biz ne yapıyoruz? “Beğenmedim” deyip, telefonu erteleme butonuna basıyoruz ve duruyoruz. Kulaklarımız ise hiçbir şey olmamış gibi dayanıyor.
Günlük hayatta, yüksek desibel seviyelerinde en sık maruz kaldığımız seslerden biri de trafik sesidir. Özellikle İzmir’de yaşıyorsanız, kornalar, motor gürültüleri ve o kalabalık içinde birinin yüksek sesle telefonla konuştuğu sesi sürekli duyarsınız. Yahu, bir insan nasıl bu kadar yüksek sesle telefon konuşabilir? diye iç geçirirken, kulaklarınızın yaşadığı stresi hiç düşünmüyorsunuz. Ama aslında bu, kulağınıza her an 85 desibel gibi bir baskı yapıyor olabilir.
Desibel Nedir? Nasıl Anlaşılır?
Şimdi, biraz teknik bir konuya geçelim. Desibel (dB), sesin ne kadar yüksek olduğunu ölçen bir birimdir. Bir şeyin desibel değeri ne kadar yüksekse, o kadar fazla enerji yayılır. Örneğin, 20 desibel, bir kuşun cıvıldamasına denk gelirken, 100 desibel, bir motosikletin yakınından geçmesi gibidir. Ve ne yazık ki, biz insanlar bu tür sesleri uzun süre duyduğumuzda, kulağımıza ciddi zararlar verebiliriz.
Birçok insan, “Nasılsa kulaklık takıyorum, müzik açarken de sorun yok” diye düşünüyor. Ama o kulaklıkların yüksek sesle çaldığı zaman, kulak zarı hızla titreşiyor ve uzun süre bu titreşimler devam ettiğinde, kulak zarının yapısı bozulabiliyor. Düşünsenize, bir sabah kahvemi içerken birden müzik açıyorsunuz ve soluksuz bir şekilde yüksek sesle dinliyorsunuz. Kulağım patlayacak mı? diye düşünürken, aslında büyük bir riske girdiğinizin farkında değilsiniz.
Peki, Kaç Desibel Kulağa Zarar Verir?
Evet, şimdi sorumuza gelelim. Kulağa zarar veren ses seviyeleri genellikle 85 desibelin üzerindedir. 85 desibel, neredeyse bir inşaat alanının gürültüsüne denk gelir. Bu tür seslere uzun süre maruz kalmak, işitme kaybına yol açabilir. Eğer bir ses 120 desibel civarına ulaşırsa, işitme kaybı daha hızlı gerçekleşebilir. 120 desibel, bir jet uçağının kalkışı gibi. Kulaklarınızda o kadar büyük bir gürültü var ki, böyle bir dünyada neden yaşıyorum? diye sorgulamaya başlıyorsunuz.
Hatta 140 desibeli geçen sesler, kulağınızı kalıcı olarak tahrip edebilir. Bunu, bir rock konserinin ön sıralarında oturmakla kıyaslayabilirsiniz. Bu gibi yerlerde kulaklarınız neredeyse bir tür “kanama” yaşar. (Tabii ki, içsel bir kanama değil, kulak zarınızın içinde oluşan bir mikroskobik tahribat!)
İç Ses: “Ama ben eğleniyorum!”
Bu noktada, insanın iç sesini de duymak lazım. “Ama ben eğleniyorum ya! O kadar yüksek sesin ne zararı var?” diyebilirsiniz. Evet, bazen gürültü patırtı içinde eğlenmek güzel olabilir ama kulaklarınıza dikkat etmek de o kadar önemli. Örneğin, gece kulübünde bir arkadaşınızın “Ayyy, bu şarkı efsane!” diye bağırdığını duyduğunuzda, bir yanda kulak zarınız sızlarken, diğer yanda eğlencenin keyfini çıkarıyorsunuz. O an işitme kaybı bir adım daha yakın. Sizi uyandıracak bir şey olur mu, bilemiyorum ama, kulaklarınız, o sesin ritmine göre biraz daha sinirli.
Kulak Koruyucuları: Birkaç Basit Adım
Evet, kulağımızı korumak gerçekten önemli. Biraz vicdan yapalım ve yüksek sesle müzik dinlerken kulaklıkları sessize alalım. Müzik çok keyifli ama kulaklarımızın keyfi yerinde olmalı. Kulaklıkların ses seviyesini yüzde 60’ın üzerinde tutmamaya çalışalım. Ayrıca, gürültülü ortamlarda kulak tıkaçları kullanmak da gerçekten yardımcı olabilir. İzmir’in o yoğun trafik gürültüsüne, patlayan motor seslerine ve arkadaşlarınızın “Baaak, ben ne diyordum?” demesine karşı kulaklarınızı koruyun.
Sonuç: Kulaklarımızı Savaşta Korumalıyız
Bir yanda arkadaşlarımızla gülüp eğlenmek, diğer yanda kulaklarımızın çığlık atması arasında dengeyi kurmak gerçekten zor. Ama en azından desibel seviyeleri hakkında biraz bilgi sahibi olarak, kulağımıza zarar vermemek için dikkatli olabiliriz. Ne derler? “Kulakların sağlıkla, o kadar eğlenceli bir hayat ki…”
Şaka bir yana, kulağımıza gerçekten zarar vermemek için, gürültülü ortamlar, yüksek sesle müzik dinlemek ve diğer ses kaynaklarına karşı dikkatli olmalıyız. Bu sadece sağlığımızı korumakla kalmaz, aynı zamanda yıllar sonra daha net duyabilmemizi de sağlar. Evet, belki bazen yüksek sesli ortamlar eğlenceli olabilir ama unutmayalım ki kulağımız, her şeyden önce değerli. Ve ne olursa olsun, kaçı desibel kulağa zarar verir sorusuna bir cevabımız var: 85 desibel ve sonrası, işte o zaman dikkat!