Affola Nedir? Bir Kalbin Hikâyesi
Hayat bazen çok hızlı geçiyor. Bir şeylerin peşinden koşarken, fark etmeden çok şey kaybediyorsun. Kayseri’nin o tanıdık sokaklarında, annemin her gün söylediği “Dikkat et, düşersin!” cümlesinin tam anlamını öğrendiğim bir gün, kendimi bir anda yerle bir olmuş, kalbi kırık bir şekilde buldum. Bazen duygusal acıyı anlamak için bir kelimeye, bir anlamı çözmek için bir duyguya ihtiyacımız olur. İşte o an “Affola” kelimesi her şeyin anlamını değiştirdi.
Bir Kelimeye Dönüşen Bir Hikâye
Geçtiğimiz yıl, bir sabah yavaşça uyanıp pencerenin kenarına yerleşmiştim. Kayseri’nin soğuk havası, o bilindik kar taneleriyle birlikte şehri sarhoş ederken, ben bir yandan eski defterlerimi karıştırıyordum. İçimi ısıtan bir çay eşliğinde, elime aldığım günlüklerden birine göz attım. O günün tarihini gördüm ve birdenbire aklıma geldi, geçmişimde bir zamanlar sevgili olduğum birini düşünmeye başladım. O kadar kolay unuturmuşuz gibi, değil mi? Ama bir şey unutturuyor, bir başka şey hatırlatıyor. İşte o anlarda bir kelime çıkıyor, o kadar derin bir anlam taşıyor ki; “Affola.”
Kaybedilen Zamanın Ardında
Onu hatırladım, eski sevgilim. Birlikte geçirdiğimiz zamanları düşündüm. Gözlerindeki o heyecanı, sesindeki o yumuşaklığı. Ama ne yazık ki, zaman zaman öyle şeyler yaşanıyor ki, o mutluluk dağılmadan önce acı dağlarını aşmak zorunda kalıyorsun. Kaybetmek çok kolay, kazandıklarını fark etmeden. Hani bazen “keşke” diyorsun, belki de ona “affola” demek gerekirdi.
Herkesin hayatında biri vardır ya da olması gerekir. Onunla her şey kolaydır, adımlarınız uyumlu, gözleriniz birbirini bulur. Ama bir anda o denge kayboluyor. Belki bir yanlış anlaşılma, belki de anlatılmayan bir duygu yüzünden. Bir gün, her şeyin bittiğini anladığın anda bir kelime gelir aklına: Affola. Üstelik bu kelime sadece bir özür değil, bir kabul, bir itiraf gibi. O an, kaybettiğin her şeyi geri almak istersin, ama gerçek şu ki, bazen affetmek gerekir.
Affetmek Zordur
Affetmek, kelime olarak ne kadar kolay gözükse de, duygusal olarak insanı yoran bir süreçtir. Çünkü bir insan affettiği zaman, kırılan bir kalbi, kaybolan zamanı geri alamaz. Affetmek, bir nevi “yaşanacak yeni bir hayata” yer açmak gibidir. Ama ben, affetmeyi o kadar kolay bulamıyorum. Kayseri’nin karanlık sabahlarında düşünürken, affetmenin insanı güçlü kılacağına dair her türlü mantıklı düşünce kafamda dönüp duruyordu. Ama o hissi hissetmek için, affetmek gerektiğini bir türlü kabullenemiyordum. Birçok insan gibi ben de kalbimde kırıkları taşımayı tercih ettim.
Bir gece, eski sevgilimle yaşadığım o son sohbeti hatırladım. O anlarda birbirimize söylediklerimiz sanki her şeyin bitişini onaylar gibiydi. Yine de bir şey eksikti. Bir şey eksik kaldı, sanki son bir cümle söylenmedi. O cümle Affola olmalıydı.
Bir Anın Değeri
Zaman geçtikçe, insanların birbirine söyledikleri şeylerin gerçek anlamı ortaya çıkıyor. Bir “affola” belki de her şeyin başlangıcıydı. Belki de insanın yüreğini hafifleten, onu yeniden özgür kılan, olgunlaştıran bir sözcüktü. Ama ne zaman? İşte o anı bir türlü bulamadım.
Geceyi düşünerek geçirdim. Birkaç hafta önceki bir anı hatırladım. Yine bir sabah, beni terk ettiği o günün sabahında da pencereyi açıp dışarıya bakmıştım. Kayseri’deki o eski evimde, kar taneleri pencereme düşerken “Affola” demek gelmişti içimden. Ama zamanın o kadar hızlı aktığını, hatalarımın o kadar kolay yapıldığını fark ettim ki, o anı yaşamak ne kadar zor oldu. Ama insan ne zaman geçmişini kabul etse, bu tür kelimeler hayatını değiştirebiliyor.
Ve Sonra Bir Gün…
Bir gün o an geldi. Zamanla kendimi bir daha kaybetmedim. Bazen affetmenin, bazen ise susmanın gücünü fark ettim. Artık “Affola” kelimesini sadece başkalarına değil, kendime de söylemeye başladım. Bir gün birisi sana kırıcı bir söz söylese de, o söz seni etkileyip seni alt ederse, ya da terk ettiğinde seni yaralarsa, kabul etmek gerekir. İnsanın büyümesi, hatalarını anlaması ve kabul etmesi de bu şekilde olur.
Kendi içimde affetmeyi öğrendim. Belki de hayatın en zor anıydı. Ama Kayseri’nin karanlık gecelerinde, “Affola” kelimesinin içindeki anlamı hissetmek her şeyin önündeydi.
Affola, Gerçekten Ne Demek?
“Affola”, bir kelime değil, bir duygu. O duygu ki, insanı yeniden başlamak için cesaretlendirir. Belki de affetmek, hayatın bir dönüm noktasıydı. Çünkü ne kadar acı çekersen çek, seni ancak sen affedebilirsin. O yüzden, hayatıma devam ederken, bazen “Affola” demek, yanlışlarımı kabul etmek ve her şeye rağmen büyümek anlamına geliyor.
Kayseri’nin karla kaplı sabahlarında, geçmişe veda ederken, “Affola” demek, hayatıma yeni bir anlam katmak gibiydi. Kimseye, özellikle kendime, kırgınlıkla bakmadım. Çünkü affetmek, özgürleşmektir. Ve belki de hayatımın en önemli dersi, affetmenin gücüydü.