Anlaşmalı Kurum Uzmanı Nedir?
Bugün, “Anlaşmalı kurum uzmanı nedir?” diye soracak olursanız, kendimi bir anda kendi iş yerimde, masa başında bulduğum o anı hatırlıyorum. Masamda bir yığın dosya var, önümde monitör, sağımda kahve, solumda telefon… Bir an düşündüm: Bu işin içinde ne var? Gerçekten anlaşmalı kurum uzmanı olmalı mıydım? Ama sonra dedim ki, Neyse, bir de bunu araştırıp yazalım, belki herkesin kafasında netleşir. (Tabii, çok düşünmüş olsam da bir kısmı hâlâ bulanık.)
Bununla birlikte, kısacası anlaşmalı kurum uzmanı, aslında bir yanda çok ciddi, diğer yanda da bir o kadar komik bir meslek. Evet, adında “uzman” var, ama ben bunun tam olarak ne anlama geldiğini bazen hâlâ çözebilmiş değilim. Durun, şimdi anlatayım!
Anlaşmalı Kurum Uzmanı: Meslek Tanımı
Anlaşmalı kurum uzmanı, anlaşmalı kurumlarla ilgili her şeyin başrol oyuncusudur. Evet, bu kurumlar şirketlerle anlaşmalar yapar, prosedürler kurar ve nihayetinde uzman, her şeyin düzgün ve yasal bir şekilde yürüdüğünden emin olur. İlgili kurumlarla anlaşmalar yapmak, protokoller hazırlamak, dosyaları düzenlemek… Anlayacağınız, çok derin bir iş! Ama bir noktada da işin ciddiyetini sorgulamak insanın içine işliyor. Yani, gerçekten kimse bana “uzman” diye hitap eder mi? diye insan bir sorgulamadan edemiyor.
Mesela geçen gün arkadaşım Bora’yla konuşuyorum, o da iş yerinde gerçekten anlamadığım bir iş yapıyor, sonra bana dedi ki:
Bora: “Anlaşmalı kurum uzmanı mısın? Hadi ya! Ne iş yapıyorsun tam olarak?”
Ben de onun cevap verdiği şekilde cevabı toparlayamıyorum, çünkü kendimi de net şekilde anlatamıyorum. Sonra derin bir iç sesle düşündüm: Ya gerçekten anlaşmalı kurum uzmanı nedir? Sadece “uzman” olmak yetiyor mu?
Ve cevap verdim:
Ben: “Hımm, her şey olabilir! Ama esasen… anlaşmalı kurumlardan gelen her türlü talep, evrak, kontrat gibi şeylerle ilgileniyorum.”
Bora: “Anladım, o zaman sen aslında bürokrasi uzmanı gibisin, değil mi?”
Ben: “Evet, ama çok profesyonel bir bürokrasi uzmanı!”
İşte, tam olarak böyle bir şey! Ama içeride her şey karma karışık ve belirsiz. O yüzden zaman zaman gerçekten de kendimi sorarım: Benim işim, anlaşmalı kurum uzmanı olmak mı, yoksa her şeyi büyütüp uzatmak mı?
Bir Anlaşmalı Kurum Uzmanı Ne Yapar?
Bunu biraz daha açmak gerekirse, anlaşmalı kurum uzmanı, aslında bir organizasyonun hukuk ve protokol düzenlemelerinin, belgelerin ve yapılan anlaşmaların düzgün bir şekilde işlediğinden sorumlu. Yani, çok sıkıcı değil mi? İnanın bazen “Hadi, yeni bir anlaşmalı kurum protokolü yapalım!” dediklerinde, bir yanda heyecan, bir yanda da korku olur. O an gözümde her şeyin çok ağırlaştığını, bütün bu evraklarla kaybolduğumu hissederim.
Yani, “Anlaşmalı kurum uzmanı nedir?” sorusu bir bakıma başını ve sonunu çözemediğimiz bir hal almakta. Ancak bu meslek, genelde daha çok yazılı evraklarla dolu, istiflenmiş bir dosya yığınına bakmakla geçer. Birkaç hafta önce mesela, bu kadar evrakla uğraşırken, sağ kolumda bir dosya birikintisi oluştu. Her açtığımda, “Yine mi bu kadar yazı?” diyordum.
Ve daha sonra düşündüm: Gerçekten, kağıt işiyle boğulmak hiç de eğlenceli değilmiş.
Ama bir şey fark ettim: Sonuçta, “Anlaşmalı kurum uzmanı” olmak, kocaman bir dosyaya doğru adım atmak gibi bir şey! Yani bir yanda dijitalleşme varken, hala defterlere ve kağıtlara sarılıyoruz.
Evet, Ama Gerçekten Zor Bir İş mi?
Bir yanda da işin eğlenceli tarafları var. Anlaşmalı kurum uzmanı olmak, evet, zorlayıcı bir iş olabilir, ama çoğu zaman “uzman” olmanın komik tarafları da yok değil. Mesela, bir toplantıdayım ve bir anlaşma yapıyoruz. Ben orada en ciddi yüzümü takmışım, her şeyi ciddiye alıyorum ama sonra birisi “bu protokol burada eksik” diye bir şey söylüyor. Ve ben, o sırada çok ciddiyim ama içimde kahkahalar atıyorum. “Nasıl oluyor da bu kadar ciddi bir işte, hâlâ hata yapabiliyoruz?” diye düşünüyorum. Bu kadar ciddi bir şeyin içinde, “Burada işin komik tarafı nedir?” diye soruyorum.
Yani, bir yanda protokol yapmak, imzalar atmak… Ama öbür yanda bu işin çılgınca sıradanlaşması!
Sonuçta, “Anlaşmalı Kurum Uzmanı” Olmak Ne Demek?
Sonunda, “Anlaşmalı kurum uzmanı nedir?” sorusuna kendi içimde bulduğum cevap şudur: Bazen işin uzmanı olmak, sadece formaliteden ibaret oluyor. İstediğiniz kadar teknik dil kullanın, protokoller hazırlayın, en son anlaşmayı yapın, ama sonunda hala kağıtları ve belgeleri görmek zorunda kalıyorsunuz. Yani bir bakıma, tam anlamıyla her şeyi toparlayan ama her şeyin karmaşasına da düşebilen bir iş.
Ama bir yandan da şöyle diyebilirim: Eğer her şey doğru yapılırsa, anlaşmalı kurum uzmanı olmak oldukça tatmin edici bir iş olabilir. Yani hem zor, hem eğlenceli, hem de aslında çok az görünür ama çok kritik bir meslek. Kısacası, işin hem ciddi tarafı var, hem de biraz “espri” yapabileceğiniz yanları!